Alsancak, İzmir FEBO ve FICO uluslararası oftalmoloji yeterlilikleri +90 547 917 11 37
Göz Sağlığı

Retina Dekolmanı Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Retina dekolmanı, retinanın destek dokusundan ayrılmasıdır. Ani ışık çakmaları, yeni uçuşmalar ve görme alanında perde hissiyle ortaya çıkabilir. Görme kaybı riskini azaltmak için aynı gün değerlendirilmesi ve uygun tedavinin gecikmeden planlanması gerekir.

13 dk okuma
Retina Dekolmanı Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Retina, gözün arka bölümünde bulunan ve ışığı sinirsel uyarılara dönüştüren hassas bir dokudur. Bu tabaka, görme işlevini sürdürebilmek için altındaki destek dokularıyla yakın ilişki içinde çalışır. Retina dekolmanı, retinanın normal konumundan ayrılmasıyla ortaya çıkan ciddi bir göz hastalığıdır. Ayrılan retina yeterli oksijen ve besin desteğini alamadığı için görme hücrelerinin işlevi bozulabilir. Hastalık genellikle ağrıya neden olmadan ilerler, ancak belirgin görsel belirtiler oluşturabilir. Erken değerlendirme, retinanın durumunun belirlenmesi ve uygun tedavinin gecikmeden planlanması açısından önemlidir.

Retina Nasıl Çalışır?

Retina, gözün iç yüzeyini kaplayan ışığa duyarlı sinir tabakasıdır. Kornea ve göz merceğinden geçerek gözün arka bölümüne ulaşan ışık, retinadaki özel hücreler tarafından algılanır. Bu hücreler ışığı elektriksel uyarılara dönüştürür. Oluşan uyarılar optik sinir aracılığıyla beyindeki görme merkezlerine iletilir. Retinanın altında bulunan retina pigment epiteli, görme hücrelerinin metabolik desteğine ve retina altındaki sıvı dengesinin korunmasına katkı sağlar. Retina bu destek tabakasından ayrıldığında görme işlevi farklı derecelerde etkilenebilir.

Retinanın normal konumunu korumasında göz içi basıncı, retina pigment epitelinin sıvı pompalama işlevi ve göz içindeki diğer yapılar birlikte rol oynar. Retina ile altındaki doku arasında mekanik bir yapıştırıcı bulunmaz. Bu nedenle yırtıktan geçen sıvı veya retina yüzeyindeki çekinti, tabakaların birbirinden ayrılmasına neden olabilir. Ayrılmanın yeri ve ne kadar süredir devam ettiği görme üzerindeki etkiyi belirler. Görme merkezinin etkilenmesi, merkezi görmede belirgin azalmaya yol açabilir. Tedavinin temel amacı retinayı yeniden normal konumuna getirmek ve altta yatan nedeni kontrol etmektir.

Vitreus ve Retina İlişkisi

Vitreus, göz merceği ile retina arasındaki alanı dolduran saydam, jel kıvamındaki yapıdır. Büyük bölümü sudan oluşur ve yapısında kolajen lifleri ile hyalüronik asit bulunur. Genç yaşlarda daha homojen olan bu jel, retinanın bazı bölgelerine diğer alanlardan daha sıkı tutunabilir. Yaş ilerledikçe vitreus kısmen sıvılaşır ve büzüşmeye başlar. Bu süreçte vitreus retinanın yüzeyinden ayrılabilir. Çoğu kişide bu ayrılma retinada hasar oluşturmadan tamamlanır.

Vitreusun retinaya sıkı tutunduğu bazı bölgelerde ayrılma sırasında çekinti meydana gelebilir. Çekinti retinanın dayanıklılığını aşarsa yırtık veya delik oluşabilir. Sıvılaşmış vitreus, oluşan açıklıktan retina altına geçerek dekolmanı başlatabilir. Bu süreç ani ışık çakmaları ve yeni uçuşan cisimlerle kendini gösterebilir. Her vitreus ayrılması retina yırtığına neden olmaz. Ancak belirtiler yeni başladıysa retinanın çevresel bölgelerinin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekir.

Retina Dekolmanı Nasıl Gelişir?

Retinada yırtık oluştuğunda göz içindeki sıvı bu açıklıktan retina altına geçebilir. Biriken sıvı, retinayı destek dokusundan ayırmaya başlar. Ayrılma başlangıçta retinanın çevresel bir bölümünde sınırlı kalabilir. Tedavi edilmediğinde görme merkezine doğru ilerlemesi mümkündür. Bazı hastalarda ise retinada yırtık olmadan çekinti veya sıvı sızıntısı nedeniyle dekolman gelişebilir. Hastalığın oluşum mekanizması, uygulanacak tedavinin belirlenmesinde temel rol oynar.

Retina Dekolmanı Türleri

Retina dekolmanı, ayrılmaya neden olan mekanizmaya göre üç ana grupta değerlendirilir. En sık görülen tip, retinada yırtık veya delik oluşmasıyla başlayan yırtıklı dekolmandır. Traksiyonel tipte retina yüzeyindeki zarlar dokuyu bulunduğu yerden yukarı doğru çeker. Eksüdatif tipte ise retina altında sıvı birikir, ancak yırtık veya belirgin çekinti bulunmaz. Her türün nedenleri, ilerleme biçimi ve tedavi yaklaşımı farklıdır. Klinik değerlendirmede öncelikle dekolmanın hangi mekanizmayla geliştiği belirlenir.

Retina dekolmanının temel türleri şunlardır:

  • Yırtıklı retina dekolmanı.
  • Traksiyonel retina dekolmanı.
  • Eksüdatif retina dekolmanı.

Yırtıklı Retina Dekolmanı

Yırtıklı retina dekolmanı, retinada tam kat bir açıklık oluşmasıyla gelişir. Vitreusun büzüşerek retinayı çekmesi, bu açıklığın oluşmasına katkıda bulunabilir. Göz içindeki sıvı yırtıktan retina altına geçtikçe ayrılan alan genişleyebilir. Göz hareketleri ve sıvının yönü, dekolmanın ilerleme biçimini etkileyebilir. Yırtığın sayısı, büyüklüğü ve bulunduğu bölge cerrahi planlamada dikkate alınır. Görme merkezinin ayrılıp ayrılmadığı da müdahalenin zamanlaması açısından önem taşır.

Yırtıklı dekolman yaşa bağlı vitreus değişiklikleriyle ilişkili olabileceği gibi yüksek miyopi veya travma sonrasında da ortaya çıkabilir. Geçirilmiş katarakt ameliyatı da bazı hastalarda riski artırabilir. Retinanın çevresel bölgelerinde bulunan incelme alanları yırtık gelişimine zemin hazırlayabilir. Ancak bu değişikliklere sahip olan herkes dekolman yaşamaz. Koruyucu lazer gereksinimi de her çevresel retina değişikliğinde aynı değildir. Tedavi kararı, yırtığın özellikleri ve retinadaki çekinti değerlendirilerek verilir.

Traksiyonel Retina Dekolmanı

Traksiyonel retina dekolmanı, retina yüzeyinde oluşan zarların dokuyu çekmesiyle ortaya çıkar. Bu tipte başlangıçta retinada bir yırtık bulunmayabilir. İleri diyabetik retinopati, traksiyonel dekolmanın sık karşılaşılan nedenlerinden biridir. Retina yüzeyinde gelişen damar ve bağ dokuları zamanla büzüşerek retinayı yukarı kaldırabilir. Çekinti ilerlediğinde retinada ikincil yırtık oluşması da mümkündür. Tedavi planı, çekintinin yeri, makulanın durumu ve eşlik eden kanamalara göre belirlenir.

Eksüdatif Retina Dekolmanı

Eksüdatif retina dekolmanında retina altında sıvı birikir, ancak yırtık veya çekintiye bağlı bir mekanizma bulunmaz. Göz içi iltihapları, damar geçirgenliğini etkileyen hastalıklar ve bazı göz içi kitleleri bu duruma neden olabilir. Bazı sistemik hastalıklar da retina altındaki sıvı dengesini bozabilir. Tedavide yalnızca biriken sıvıya değil, sıvı sızıntısına yol açan asıl hastalığa odaklanılır. Altta yatan neden kontrol altına alındığında retina altındaki sıvı azalabilir. Cerrahi gereksinimi, hastalığın kaynağına ve retinanın durumuna göre değerlendirilir.

Risk Faktörleri Nelerdir?

Retina dekolmanı nedenleri ve risk faktörleri hastalığın türüne göre değişir. Yüksek miyopi, retinanın daha ince ve yırtılmaya yatkın olmasına neden olabilir. İleri yaşla birlikte vitreusta ortaya çıkan değişiklikler de yırtık riskini artırabilir. Göz travmaları veya geçirilmiş göz ameliyatları, retina ve vitreus arasındaki ilişkiyi etkileyebilir. Bir gözünde daha önce retina yırtığı veya dekolmanı bulunan kişilerde diğer göz açısından da değerlendirme gerekebilir. Aile öyküsü ve çevresel retina dejenerasyonları kişisel risk planlamasında dikkate alınır.

Riski artırabilen başlıca durumlar şunlardır:

  • Yüksek miyopi.
  • İleri yaş.
  • Çevresel retina incelmeleri.
  • Kafes dejenerasyonu.
  • Geçirilmiş katarakt ameliyatı.
  • Göz travmaları.
  • Ailede retina dekolmanı öyküsü.
  • Diğer gözde geçirilmiş retina yırtığı veya dekolmanı.
  • İleri diyabetik retinopati.

Yüksek miyopide göz küresi ön ve arka yönde normalden daha uzun olabilir. Bu yapısal özellik retinanın bazı bölgelerinde incelmeye neden olabilir. Vitreusun daha erken yaşlarda sıvılaşması da risk değerlendirmesini etkileyebilir. Bununla birlikte yüksek miyopisi olan herkes retina dekolmanı yaşamaz. Riskli retina alanlarının muayenede saptanması, takip planının kişiye göre oluşturulmasını sağlar. Belirti bulunmayan her çevresel retina değişikliğine koruyucu işlem uygulanması gerekmez.

Retina Dekolmanı Belirtileri

Retina dekolmanı belirtileri çoğunlukla ağrısız olarak ortaya çıkar. Ani ışık çakmaları, yeni başlayan uçuşan cisimler ve görme alanında gölge oluşması sık karşılaşılan uyarılardır. Bazı hastalar çok sayıda küçük siyah noktanın hareket ettiğini veya kurum yağıyormuş gibi bir görüntü oluştuğunu ifade edebilir. Dekolman ilerledikçe görme alanının bir bölümünde perde benzeri kararma gelişebilir. Makula etkilendiğinde merkezi görme belirgin biçimde azalabilir. Belirtilerin şiddeti, dekolmanın büyüklüğünü her zaman doğrudan göstermez.

Dikkate alınması gereken başlıca belirtiler şunlardır:

  • Ani başlayan ışık çakmaları.
  • Uçuşan cisimlerde belirgin artış.
  • Kurum yağmasına benzeyen görüntüler.
  • Görme alanında gölge veya perde.
  • Çevresel görmede daralma.
  • Ani görme azalması.

Işık çakmaları, vitreusun retinaya mekanik uyarı oluşturmasıyla ortaya çıkabilir. Bu belirti göz kapalıyken veya karanlık ortamda da fark edilebilir. Uçuşan cisimler ise vitreus içindeki yoğunlaşmalar veya göz içine geçen kan hücreleriyle ilişkili olabilir. Bu belirtiler yalnızca retina dekolmanında görülmez ve arka vitreus ayrılmasında da ortaya çıkabilir. İki durumun yalnızca şikayetlere bakılarak birbirinden ayrılması mümkün değildir. Yeni başlayan belirtilerde aynı gün ayrıntılı retina muayenesi yapılması gerekir.

Tanı Nasıl Konur?

Retina dekolmanı tanısında göz bebeği genişletilerek yapılan ayrıntılı göz dibi muayenesi temel yöntemdir. Retina çevresi özel mercekler ve ışık kaynaklarıyla incelenir. Gerekli durumlarda skleral çökertme manevrasıyla çevresel alanların daha ayrıntılı görülmesi sağlanabilir. Göz içinde yoğun kanama veya ileri katarakt bulunması retinanın doğrudan görülmesini zorlaştırabilir. Bu durumda göz ultrasonografisinden yararlanılabilir. Makulanın durumunu değerlendirmek için optik koherens tomografi kullanılabilir.

Tanı sürecinde yararlanılabilen yöntemler şunlardır:

  • Göz bebeği genişletilerek yapılan retina muayenesi.
  • İndirekt oftalmoskopi.
  • Skleral çökertme ile çevresel değerlendirme.
  • B-mod göz ultrasonografisi.
  • Optik koherens tomografi.
  • Gerekli durumlarda geniş alan retina görüntüleme.

Ultrasonografi, göz içindeki bulanıklık nedeniyle retina görülemediğinde önemli bilgiler sağlayabilir. Optik koherens tomografi ise özellikle makula bölgesindeki ayrılmanın ve eşlik eden değişikliklerin incelenmesine yardımcı olur. Geniş alan görüntüleme yöntemleri muayeneyi destekleyebilir, ancak çevresel retina değerlendirmesinin yerini her zaman tutmaz. Eksüdatif dekolman düşünülen bazı hastalarda altta yatan nedeni araştırmak için ek tetkikler gerekebilir. Tanı sırasında yırtığın yeri, sayısı ve dekolmanın yaygınlığı belirlenir. Cerrahi plan bu bulguların tamamı birlikte değerlendirilerek oluşturulur.

Retina Yırtığında Koruyucu Tedaviler

Retinada yırtık saptandığında henüz dekolman oluşmamışsa lazer veya kriyoterapi değerlendirilebilir. Bu tedavilerin amacı yırtığın çevresinde yapışıklık oluşturarak sıvının retina altına ilerleme riskini azaltmaktır. Lazer uygulamasında yırtığın çevresine kontrollü enerji verilir. İyileşme sürecinde oluşan doku yanıtı, retinanın alt tabakalara tutunmasını destekler. İşlem, her retina deliği veya incelme alanı için gerekli değildir. Tedavi kararı yırtığın türüne, belirtilere, vitreus çekintisine ve kişisel risklere göre verilir.

Kriyoterapide yırtığın bulunduğu bölgeye gözün dışından kontrollü soğuk uygulanır. Bu yöntem özellikle lazerle ulaşılması güç olan bazı çevresel yırtıklarda tercih edilebilir. Lazer ve kriyoterapi mevcut retina yırtığını çevrelemek amacıyla kullanılır. Geniş bir retina dekolmanı oluşmuşsa bu uygulamalar tek başına yeterli olmayabilir. Bazı sınırlı dekolmanlarda tedavi yaklaşımı farklı biçimde planlanabilir. Uygulanacak yöntemin kapsamı retina muayenesindeki bulgulara göre belirlenir.

Retina Dekolmanı Tedavisi

Retina dekolmanı tedavisi, hastalığın türüne, yırtığın konumuna ve ayrılan retina alanına göre planlanır. Yırtıklı dekolmanda çoğunlukla cerrahi yöntemlere ihtiyaç duyulur. Pnömatik retinopeksi, skleral çökertme ve vitrektomi başlıca tedavi seçenekleridir. Bazı hastalarda bu yöntemlerden birden fazlası aynı operasyon sırasında uygulanabilir. Traksiyonel dekolmanda retina üzerindeki çekintilerin cerrahi olarak giderilmesi gerekebilir. Eksüdatif dekolmanda ise öncelikle sıvı birikimine neden olan hastalık tedavi edilir.

Uygulanabilen temel tedavi yöntemleri şunlardır:

  • Bariyer lazer.
  • Kriyoterapi.
  • Pnömatik retinopeksi.
  • Skleral çökertme.
  • Pars plana vitrektomi.
  • Uygun hastalarda kombine cerrahi.

Tedavi seçimi yapılırken hastanın yaşı ve göz merceğinin durumu da değerlendirilir. Retina yırtıklarının sayısı ve yerleşimi cerrahi yöntemi doğrudan etkiler. Göz içi kanama veya retina yüzeyinde yoğun nedbe dokusu bulunması daha kapsamlı bir ameliyat gerektirebilir. Makulanın ayrılıp ayrılmadığı, müdahalenin zamanlaması ve beklenen görme düzeyi açısından önem taşır. Ameliyatla retinanın anatomik olarak yerine yerleştirilmesi her zaman görmenin tamamen eski seviyesine döneceği anlamına gelmez. Görsel sonuç, retina hücrelerinin ameliyat öncesindeki durumuna bağlıdır.

Pnömatik Retinopeksi

Pnömatik retinopeksi, seçilmiş retina dekolmanı vakalarında uygulanabilen bir tedavi yöntemidir. İşlem sırasında göz içine hava veya uygun bir medikal gaz kabarcığı verilir. Kabarcığın yırtık bölgesine temas etmesi için belirli bir baş pozisyonu önerilir. Gaz yırtığı içeriden kapatırken retina altındaki sıvının emilmesi beklenir. Yırtığın kalıcı biçimde çevrelenmesi için lazer veya kriyoterapi uygulanır. Bu yöntem özellikle uygun yerleşimli ve sınırlı sayıdaki yırtıklarda değerlendirilebilir.

Pnömatik retinopeksi her retina dekolmanı için uygun değildir. Alt bölgelerde bulunan yırtıklar, geniş dekolmanlar veya yoğun retina çekintileri farklı tedaviler gerektirebilir. Hastanın önerilen pozisyonu koruyabilmesi de yöntem seçiminde dikkate alınır. İşlem sonrasında düzenli kontrol yapılması gerekir. Retina yeniden ayrılırsa ek cerrahi müdahale gündeme gelebilir. Yöntemin uygunluğu ayrıntılı retina muayenesinden sonra belirlenir.

Skleral Çökertme Ameliyatı

Skleral çökertme ameliyatında gözün dış duvarına silikon bant veya destek materyali yerleştirilir. Bu materyal göz duvarını yırtığın bulunduğu bölgeye doğru yaklaştırır. Böylece vitreusun retina üzerindeki çekintisinin etkisi azaltılabilir. Retina yırtığı ayrıca lazer veya kriyoterapiyle tedavi edilebilir. Bu yöntem bazı genç hastalarda ve belirli yırtık yerleşimlerinde tercih edilebilir. Gerekli durumlarda göz içindeki sıvının bir bölümü dışarıdan boşaltılabilir.

Skleral çökertme tek başına uygulanabileceği gibi vitrektomiyle birlikte de kullanılabilir. İşlem sonrasında göz numarasında değişiklik meydana gelebilir. Geçici çift görme, ağrı veya göz hareketlerinde rahatsızlık gibi durumlar oluşabilir. Kullanılan destek materyali çoğunlukla gözün dış bölümünde bırakılır. Ancak enfeksiyon veya materyalle ilişkili sorun gelişirse ek değerlendirme gerekebilir. Uygun cerrahi yaklaşım dekolmanın özelliklerine göre belirlenir.

Vitrektomi Ameliyatı

Retina dekolmanı ameliyatı kapsamında sık kullanılan yöntemlerden biri pars plana vitrektomidir. Bu işlemde küçük girişlerden göz içine mikrocerrahi aletler yerleştirilir. Retinayı çeken vitreusun gerekli bölümü kontrollü biçimde temizlenir. Retina altındaki sıvı boşaltılarak retina normal konumuna getirilmeye çalışılır. Yırtıkların çevresine lazer veya kriyoterapi uygulanabilir. İşlemin sonunda retinayı desteklemek amacıyla hava, gaz veya silikon yağı kullanılabilir.

Vitrektominin kapsamı hastalığın karmaşıklığına göre değişir. Retina yüzeyinde zar bulunuyorsa bu dokuların dikkatlice ayrılması gerekebilir. Göz içi kanama varsa cerrahi sırasında temizlenebilir. Küçük kesili sistemlerde bazı girişler dikiş gerektirmeden kapanabilir. Gerekli görülen bölgelerde dikiş uygulanması da mümkündür. Ameliyat süresi, yırtıkların sayısına ve yapılacak ek işlemlere göre farklılık gösterir.

Göz İçinde Kullanılan Destek Maddeleri

Retina yerine yerleştirildikten sonra iyileşme süresince içeriden desteklenmesi gerekebilir. Bu amaçla hava, medikal gazlar veya silikon yağı kullanılabilir. Seçilecek madde dekolmanın türüne, yırtığın konumuna ve ameliyatın kapsamına göre belirlenir. Her hastada aynı tamponad maddesinin kullanılması uygun değildir. Hava ve gazlar zaman içinde kendiliğinden emilir. Silikon yağı ise göz içinde kalır ve takip planı farklı biçimde oluşturulur.

Kullanılabilen destek maddeleri şunlardır:

  • Steril hava.
  • Kısa etkili medikal gaz.
  • Uzun etkili medikal gaz.
  • Silikon yağı.

Hava genellikle gazlara göre daha kısa sürede emilir. Medikal gazın gözde kalma süresi kullanılan gazın türüne ve yoğunluğuna göre değişir. Gaz küçüldükçe göz içindeki boşluk doğal göz sıvısıyla dolar. Silikon yağı daha uzun süreli destek gereken bazı karmaşık olgularda tercih edilebilir. Silikon yağının ne zaman çıkarılacağı gözün durumuna göre belirlenir ve her hastada aynı değildir. Bazı olgularda silikon yağı planlanandan daha uzun süre göz içinde tutulabilir.

Ameliyat Sonrası Pozisyon ve Bakım

Ameliyat sonrası baş pozisyonu, göz içine yerleştirilen maddeye ve yırtığın bulunduğu bölgeye göre belirlenir. Her hastanın yüzüstü yatması gerekmez. Bazı kişilerden yüzüstü, yan veya belirli bir yöne bakacak şekilde durmaları istenebilir. Pozisyonun süresi de cerrahi bulgulara göre değişir. Önerilen pozisyon, gaz veya yağın tedavi edilen retina alanına temas etmesini amaçlar. Hastanın kendisine verilen kişisel talimatlara uyması önemlidir.

İyileşme döneminde dikkat edilmesi gereken başlıca konular şunlardır:

  • Önerilen baş pozisyonunun korunması.
  • Göz damlalarının düzenli kullanılması.
  • Kontrol muayenelerinin aksatılmaması.
  • Gözün ovuşturulmaması.
  • Ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması.
  • Gözün travmadan korunması.
  • Hijyen ve yıkanma önerilerine uyulması.

Ameliyattan sonra görme bir süre bulanık olabilir. Gaz kullanılan gözlerde bulanıklık, gaz emilene kadar devam edebilir. Hafif kızarıklık, batma veya hassasiyet görülebilir. Buna karşılık giderek artan ağrı, belirgin kızarıklık veya ani görme azalması olağan kabul edilmemelidir. Kullanılacak damlalar ve günlük yaşama dönüş zamanı kişiye özel olarak belirlenir. Su, yüz yıkama ve banyo konusunda ameliyat sonrasında verilen talimatlara uyulmalıdır.

Gaz Kullanımında Seyahat Kısıtlamaları

Göz içinde gaz bulunan kişiler, gaz tamamen emilmeden uçak yolculuğu yapmamalıdır. Kabin basıncındaki değişiklik gazın genişlemesine ve göz içi basıncının tehlikeli biçimde yükselmesine neden olabilir. Yüksek rakımlı bölgelere karayoluyla çıkılması da benzer bir risk oluşturabilir. Seyahat kısıtlamasının ne zaman sona ereceği kullanılan gazın türüne ve muayene bulgularına göre belirlenir. Gazın tamamen kaybolduğu doğrulanmadan uçuş planlanmamalıdır. Başka bir nedenle anestezi uygulanması gerekirse göz içinde gaz bulunduğu sağlık ekibine bildirilmelidir.

Azot protoksit içeren anestezi veya ağrı kesici gazlar, göz içindeki kabarcığın genişlemesine neden olabilir. Bu nedenle gaz tamamen emilene kadar ilgili sağlık çalışanlarının durumdan haberdar olması önemlidir. Gözde gaz varken araç kullanmak da görme düzeyi ve güvenlik nedeniyle uygun olmayabilir. Silikon yağı, atmosfer basıncından medikal gazlarla aynı şekilde etkilenmez. Bununla birlikte silikon yağı bulunan hastaların seyahat ve günlük yaşam önerileri kişisel değerlendirmeye göre belirlenir. Her durumda ameliyat sonrasında verilen yazılı talimatlar esas alınmalıdır.

Makulanın Durumu Neden Önemlidir?

Makula, retinanın merkezinde bulunan ve ayrıntılı görmeden sorumlu bölgedir. Okuma, yüzleri tanıma ve küçük ayrıntıları seçme gibi işlevler makulanın sağlığına bağlıdır. Retina dekolmanı henüz makulaya ulaşmadıysa merkezi görme korunmuş olabilir. Bu durumda tedavinin amacı makulanın ayrılmasını önlemektir. Makulanın ayrıldığı durumlarda merkezi görme belirgin biçimde azalabilir. Dekolmanın ne kadar süredir devam ettiği, ameliyat sonrasındaki görme potansiyelini etkileyebilir.

Makulanın yerinde olduğu ve ayrıldığı dekolmanların cerrahi zamanlaması aynı olmayabilir. Ancak her iki durumda da gecikmeden değerlendirme yapılması gerekir. Müdahale zamanı dekolmanın ilerleme durumu, yırtığın konumu ve hastanın klinik özelliklerine göre belirlenir. Retinanın anatomik olarak yerine yerleştirilmesi merkezi görmenin tamamen eski düzeyine döneceğini garanti etmez. Makula uzun süre ayrık kaldığında görme hücrelerinde kalıcı etkilenme oluşabilir. Ameliyat öncesinde görme düzeyi ve makulanın durumu, beklenen sonuç hakkında önemli bilgiler sağlar.

Ameliyatın Olası Riskleri

Retina dekolmanı cerrahisinde amaç retinayı yerine yerleştirmek ve görme kaybının ilerlemesini önlemektir. Bununla birlikte her cerrahi işlemde olduğu gibi bazı riskler bulunur. Retina yeniden ayrılabilir ve ek ameliyat gerekebilir. Göz içi basıncında değişiklik, kanama veya enfeksiyon gelişebilir. Doğal göz merceği bulunan bazı hastalarda katarakt ilerleyebilir. Risk düzeyi, dekolmanın türüne ve uygulanan cerrahi yönteme göre değişir.

Olası riskler şunlardır:

  • Retinanın yeniden ayrılması.
  • Proliferatif vitreoretinopati gelişmesi.
  • Göz içi kanama.
  • Göz içi enfeksiyon.
  • Göz içi basıncında yükselme veya düşme.
  • Kataraktın ilerlemesi.
  • Görmenin beklenen düzeyde artmaması.
  • Ek cerrahi gereksinimi.

Proliferatif vitreoretinopati, retina yüzeyinde büzüşen zarların oluşmasıyla ilişkili bir durumdur. Bu zarlar retinayı yeniden çekerek cerrahiyi daha karmaşık hale getirebilir. İleri veya uzun süredir devam eden dekolmanlarda görsel sonuç daha sınırlı olabilir. Bazı hastalarda anatomik iyileşme sağlansa bile görme düzeyi düşük kalabilir. Düzenli kontroller, yeniden ayrılma ve göz içi basınç değişikliklerinin erken fark edilmesine yardımcı olur. Tedavinin sonuçları her hastanın başlangıçtaki retina durumuna göre farklılık gösterir.

Acil Değerlendirme Ne Zaman Gerekir?

Ani ışık çakmaları, yeni başlayan yoğun uçuşmalar veya görme alanında perde hissi retina yırtığı ya da dekolmanıyla ilişkili olabilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında rutin bir kontrol tarihini beklemek uygun değildir. Şikayetler ağrısız olsa bile aynı gün retina değerlendirmesi yapılması gerekir. Ani görme azalması veya görme alanındaki karanlığın ilerlemesi de acil değerlendirme gerektirir. Ameliyat sonrasında artan ağrı, kızarıklık veya yeniden gelişen perde hissi varsa gecikmeden kontrol yapılmalıdır. Erken müdahale, retinanın ve görme merkezinin korunmasına katkı sağlayabilir. Acil olmayan değerlendirmeler için muayene randevusu oluşturmak üzere internet sitemdeki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Tıbbi aciliyet, cerrahi seçenekler ve göz içi gaz kısıtlamaları National Eye Institute, American Academy of Ophthalmology ve NHS bilgileriyle kontrol edildi.

İLK ADIMI BİRLİKTE PLANLAYALIM

Sorularınız varsa,
konuşmaya başlayalım.

Muayene ve randevu planlaması için size uygun kanaldan bize ulaşın.

VİDEOLARLA GÖZ SAĞLIĞI

Hekiminizden dinleyin.

Göz sağlığı, muayene süreçleri ve sık sorulan konular hakkında videolar.

Tüm videolar
Lazer göz

Göz lazer yöntemleri nasıl değerlendirilir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Göz yüzeyi

Göz kuruluğu hakkında doğru bilinen yanlışlar

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Görme kusurları

Miyopi ve uzağı görememe nasıl değerlendirilir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Göz sağlığı

Göz tembelliği neden değerlendirilmelidir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Retina

Gözde uçuşan cisimler ne zaman incelenir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Lens seçenekleri

Göz içi mercek uygunluğu nasıl belirlenir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Göz kapağı

Göz kapağı çevresindeki şikayetler nasıl ele alınır?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Çocuk Göz Sağlığı

Çocuklarda Miyopi Artışı ve Çözüm Yöntemleri

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Lazer göz

Lazer Ameliyatından Sonra Gözlük Veya Kontak Lens Kullanmam Gerekir Mi?

Doç. Dr. Berkay Akmaz