Alsancak, İzmir FEBO ve FICO uluslararası oftalmoloji yeterlilikleri +90 547 917 11 37
Göz Sağlığı

OCT (Optik Koherens Tomografi) Göz Tomografisi

OCT göz tomografisi, retina ve optik sinirin detaylı yapısını incelemek için kullanılan ileri görüntüleme yöntemidir. Ağrısız ve hızlı uygulanır, erken evrede göz hastalıklarının tanısında büyük avantaj…

8 dk okuma
OCT (Optik Koherens Tomografi) Göz Tomografisi

OCT göz tomografisi, retina ve optik sinirin detaylı yapısını incelemek için kullanılan ileri görüntüleme yöntemidir. Ağrısız ve hızlı uygulanır, erken evrede göz hastalıklarının tanısında büyük avantaj sağlar.

OCT, retina tabakalarının yüksek çözünürlüklü kesitlerini sunar. Bu sayede glokom, makula dejenerasyonu ve diyabetik retinopati gibi hastalıklar erken dönemde tespit edilebilir. Görme kaybının önlenmesi için kritik rol oynar.

Tetkik sırasında göze özel bir ışık gönderilir ve yansıyan sinyaller bilgisayar ortamında görüntüye dönüştürülür. İşlem birkaç dakika sürer, hasta açısından konforludur ve tekrarlanabilir. İyonize radyasyon içermez, güvenlidir.

OCT sonuçları, hastalığın ilerleme hızını takip etmekte kullanılır. Düzenli kontroller sayesinde tedaviye verilen yanıt ölçülür. Özellikle kronik göz hastalıklarında OCT, hekim için vazgeçilmez bir tanı aracıdır.

İşlem Adı OCT (Optik Koherens Tomografi)
Kullanım Amaçları Retina hastalıkları (makula dejenerasyonu, diyabetik retinopati), glokom, optik sinir değerlendirmesi, makula ödemi, vitreomaküler traksiyon
Kullanılan Araçlar Spektral domain OCT (SD-OCT), swept-source OCT
Uygulama Şekli Gözün pupillasına zarar vermeyen düşük enerjili ışıkla tarama yapılır; hasta sabit bir noktaya bakar ve cihaz otomatik ölçüm yapar
Avantajları Yüksek çözünürlüklü kesitsel görüntüleme, non-invaziv, hızlı ve tekrarlanabilir
Sınırlamaları Yüksek medya opasiteleri (katarakt vb.) görüntü kalitesini etkileyebilir
Komplikasyonlar Yoktur; invazif olmayan, ağrısız bir işlemdir
Hazırlık Gerekir mi? Genellikle hayır; bazı durumlarda pupilla genişletici damlalar gerekebilir
Alternatif Yöntemler Fundus fotoğrafı, fluorescein anjiyografi, ultrasonografi (özellikle opak medya varlığında)

OCT, yani Optik Koherens Tomografi, gözün retina, optik sinir ve makula gibi iç yapılarının yüksek çözünürlükte kesitsel görüntülerini elde etmeye yarayan, temassız ve ağrısız bir görüntüleme yöntemidir. Glokom, yaşa bağlı makula dejenerasyonu, diyabetik retinopati gibi hastalıkların tanı ve takibinde kritik rol oynar. İşlem dakikalar içinde tamamlanır ve erken tanı için güvenilir bilgiler sunar.

Bu teknoloji, göze zararsız, özel bir tür ışık (yakın kızılötesi ışık) göndererek çalışır. Bu ışık, gözün içindeki farklı katmanlardan geri yansır. Cihaz, geri yansıyan ışığın ne kadar sürede ve ne yoğunlukta geldiğini ölçer. Bu ölçümler özel bir yöntemle (interferometri) analiz edilerek dokuların son derece detaylı, katman katman görüntüleri oluşturulur. Ultrasonun ses dalgalarını kullanmasına benzer bir mantıkla çalışır ama ışık kullandığı için çok daha hassas görüntüler elde edilir.

OCT’nin sağladığı görüntüler o kadar ayrıntılıdır ki doku yapısını neredeyse mikroskop altında inceliyormuş gibi görmemizi sağlar. Bu nedenle bazen “optik biyopsi” olarak da adlandırılır. Gözden parça almadan, sadece ışık kullanarak dokunun iç yapısını, hücre katmanlarını ayırt etme imkanı sunar. Bu yüksek çözünürlük, hastalıkların en ince ayrıntılarını bile görmemize ve daha doğru teşhis koymamıza yardımcı olur.

Muayene oldukça rahat ve ağrısızdır. Bir cihazın önüne oturup çenenizi ve alnınızı özel bir desteğe yaslarsınız. Cihazın içindeki küçük bir ışığa bakmanız istenir. Bu sırada cihaz, göze hiç dokunmadan ışıkla tarama yapar. Genellikle kullanılan ışığı fark etmezsiniz bile. İşlem sırasında herhangi bir rahatsızlık hissetmezsiniz. Sadece sabit bir noktaya bakmanız yeterlidir.

Genellikle özel bir hazırlık gerekmez. Ancak bazı durumlarda doktorunuz, göz bebeklerinizi geçici olarak büyütmek için damla kullanabilir. Bu damlalar, retinanın daha geniş bir alanının incelenmesini kolaylaştırır. Eğer damla kullanılırsa, muayene sonrası birkaç saat bulanık görebilir ve ışığa karşı hassasiyet yaşayabilirsiniz. Bu durum geçicidir. Doktorunuz size damla kullanılıp kullanılmayacağını önceden söyleyecektir.

OCT Göz Tomografisi işlemi oldukça kısadır. Genellikle her bir göz için tarama işlemi sadece birkaç dakika sürer. Her iki göz için de yapılacaksa, toplam süre 5 ila 10 dakika arasında değişebilir. Hızlı bir test olması hem hastalar hem de klinikler için büyük bir avantajdır.

OCT, özellikle keskin görmemizi sağlayan makula bölgesindeki hastalıklar için çok değerlidir. Yaşa bağlı makula dejenerasyonunda (sarı nokta hastalığı) birikintileri, sıvıları veya anormal damarları gösterir. Şeker hastalığına bağlı makula ödeminde retina kalınlaşmasını ve sıvı birikimini net olarak saptar. Makulada delik oluşumunu, retina yüzeyindeki zarları (epiretinal membran) veya göz içindeki jelin makulayı çekmesi gibi durumları detaylı bir şekilde ortaya koyar.

Glokom, görme sinirine hasar veren sinsi bir hastalıktır. OCT, glokomun erken teşhisi ve takibinde kritik bir rol oynar. Görme sinirini oluşturan sinir liflerinin (Retina Sinir Lifi Tabakası RNFL) kalınlığını mikron düzeyinde ölçer. Ayrıca makuladaki ganglion hücrelerinin (GCC) kalınlığını da ölçebilir. Glokomda bu tabakalar zamanla incelir. OCT, bu incelmeyi çok erken safhada tespit edebilir ve zaman içindeki değişimi sayısal olarak takip ederek tedavinin etkinliğini değerlendirmeye yardımcı olur.

Makula ve glokom dışında da OCT’nin kullanım alanları vardır. Gözün ön kısmındaki kornea tabakasının kalınlığını ölçmek, bazı kornea hastalıklarını veya yara izlerini değerlendirmek için kullanılabilir. Göz tansiyonuyla ilgili olan ön kamara açısını inceleyebilir. Retina damar tıkanıklıkları, üveit gibi iltihabi durumlar bazı retina yırtıkları veya ayrılmaları (dekolman), nadir görülen retina hastalıkları ve hatta bazı ilaçların olası yan etkilerini takip etmek için de faydalıdır.

OCT’nin en büyük güçlerinden biri, sağladığı ölçümlerin sayısal ve objektif olmasıdır. Retina kalınlığı veya sinir lifi kalınlığı gibi değerleri mikron cinsinden ölçer. Bu ölçümler zaman içinde tekrarlandığında, hastalığın ilerleyip ilerlemediği veya tedaviye ne kadar yanıt verdiği net bir şekilde görülebilir. Örneğin sarı nokta enjeksiyonları sonrası retinadaki sıvının azalıp azalmadığı veya glokomda sinir lifi kaybının yavaşlayıp yavaşlamadığı sayısal verilerle takip edilir. Bu da tedavi kararlarını daha güvenilir hale getirir.

OCT teknolojisi zamanla gelişti. İlk çıkan cihazlar “Zaman Alanlı” (TD-OCT) idi. Bunlar daha yavaş çalışır ve çözünürlükleri biraz daha düşüktü. Sonra “Spektral Alanlı” (SD-OCT) cihazlar geliştirildi. Bunlar çok daha hızlıdır ve çok daha yüksek çözünürlüklü görüntüler sunar. Günümüzde en yaygın kullanılan tip budur. En yeni teknoloji ise “Taramalı Kaynaklı” (SS-OCT) olarak adlandırılır.

En yeni nesil olan Taramalı Kaynaklı (SS-OCT) cihazlar, SD-OCT’ye göre bazı avantajlar sunar. Daha da hızlı tarama yapabilirler. Genellikle biraz daha uzun dalga boylu ışık kullandıkları için dokunun daha derinlerine inebilirler. Bu sayede retina altındaki koroid tabakası daha iyi görüntülenebilir. Ayrıca hafif katarakt gibi göz içi bulanıklıklardan daha az etkilenerek daha net görüntüler sağlayabilirler. Daha geniş bir alanı tarama yetenekleri de genellikle daha iyidir.

OCT Anjiyografi (OCTA), standart OCT’nin özel bir uygulamasıdır. Gözdeki kan damarlarını ve kan akışını görüntülemeye yarar. En önemli özelliği, bunu yaparken kola damardan boya maddesi enjekte etmeye gerek duymamasıdır. Tamamen non-invaziv, yani girişimsel olmayan bir yöntemdir. Cihaz, aynı bölgeyi çok hızlı tarayarak kan hücrelerinin hareketini algılar ve bu hareket sayesinde damar ağını haritalandırır.

OCTA, özellikle damarları etkileyen göz hastalıklarında faydalıdır. Diyabetik retinopatide anormal yeni damar oluşumlarını, damar kayıplarını veya kanlanmayan alanları gösterir. Yaşa bağlı makula dejenerasyonunun yaş tipinde görülen anormal damar yumağını saptamada ve takipte kullanılır. Retina damar tıkanıklıklarında hasarın boyutunu değerlendirmeye yardımcı olur. Glokomda optik sinir etrafındaki kan akışını incelemek için de kullanılabilir. Boya gerektirmediği için güvenli ve tekrarlanabilir bir testtir.

OCT’nin birçok önemli faydası vardır. Çok yüksek çözünürlüklü, detaylı görüntüler sunar. Göze temas etmediği ve radyasyon kullanmadığı için son derece güvenlidir. İşlem çok hızlıdır, genellikle birkaç dakika sürer. Objektif, yani sayısal ölçümler yaparak hastalık takibini kolaylaştırır. Birçok hastalığı belirtiler ortaya çıkmadan, erken evrede yakalama şansı verir. Tedavinin işe yarayıp yaramadığını değerlendirmede çok etkilidir.

OCT’nin bu kadar detaylı görüntü vermesinin sırrı, kullandığı ışık teknolojisi ve interferometri prensibidir. Işık dalgaları, ses dalgalarından çok daha kısa dalga boyuna sahiptir, bu da daha ince ayrıntıları ayırt etmeyi mümkün kılar. Cihaz, farklı derinliklerden yansıyan ışığı çok hassas bir şekilde analiz ederek mikrometre (metrenin milyonda biri) düzeyinde bir çözünürlüğe ulaşır. Bu sayede retina katmanları gibi mikroskobik yapılar bile net bir şekilde görülebilir.

Evet, OCT Göz Tomografisi son derece güvenli bir testtir. Muayene sırasında göze herhangi bir alet teması olmaz. Görüntüleme için kullanılan ışık, göze zararlı olmayan özel bir ışıktır ve iyonlaştırıcı radyasyon (röntgen gibi) içermez. OCT Anjiyografi (OCTA) şeklinde yapıldığında bile damardan boya enjeksiyonu gerekmez. Bu nedenle hamileler dahil hemen herkeste güvenle kullanılabilir. Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

OCT’nin çalışması için ışığın göz içinden geçip geri yansıması gerekir. Eğer ışığın geçişini engelleyen ciddi bir durum varsa görüntü kalitesi düşebilir veya görüntü alınamayabilir. Örneğin çok ileri derecede yoğun bir katarakt, korneada ışığı geçirmeyen bir leke veya göz içinde yoğun bir kanama varsa OCT net sonuç vermeyebilir. Ancak hafif veya orta dereceli bulanıklıklarda, özellikle yeni nesil SS-OCT cihazları genellikle yeterli kalitede görüntü sağlayabilir.

Evet, her görüntüleme tekniğinde olduğu gibi OCT’de de bazen görüntü kusurları veya artefaktlar olabilir. Hastanın işlem sırasında gözünü oynatması veya kırpması en sık görülen nedendir. Cihazın tam doğru odaklanmaması veya hizalanmaması da kaliteyi etkileyebilir. Bazen de cihazın yazılımı, özellikle hastalıklı gözlerde retina katmanlarını tam doğru ayıramayabilir (segmentasyon hatası). Bu nedenle doktorun görüntüleri dikkatle incelemesi ve olası hataları göz önünde bulundurması önemlidir.

OCT, gözün yapısı hakkında çok değerli bilgiler sunsa da tek başına bir teşhis aracı değildir. Mutlaka kapsamlı bir göz muayenesinin parçası olarak değerlendirilmelidir. Doktorun hastanın şikayetlerini dinlemesi, görme keskinliğini ölçmesi, göz tansiyonunu kontrol etmesi ve göz dibini muayene etmesi gibi diğer bulgularla birlikte yorumlanmalıdır. Özellikle glokom gibi hastalıklarda görme alanı testi gibi fonksiyonel testler de gereklidir. OCT, yapıyı gösterir, ancak fonksiyonu tam olarak yansıtmayabilir.

OCT sonuçlarının yorumlanması uzmanlık gerektirir. Doktorlar hem görüntülere (kesitlere) görsel olarak bakar hem de cihazın sunduğu sayısal ölçümleri (kalınlık haritaları, sinir lifi analizi gibi) inceler. Görsel incelemede retina katmanlarının düzeni, kalınlığı, bütünlüğü ve herhangi bir anormallik (sıvı, zar, delik vb.) aranır. Sayısal ölçümler ise normal değerlerle karşılaştırılır ve zaman içindeki değişim takip edilir. Doktor, tüm bu bilgileri hastanın diğer muayene bulgularıyla birleştirerek bir sonuca varır.

OCT raporlarında genellikle retina veya sinir lifi tabakasının farklı bölgelerdeki kalınlıklarını gösteren sayılar ve renkli haritalar bulunur. Bu sayılar mikron cinsindendir (1 milimetrenin binde biri). Renkli haritalar genellikle hastanın ölçümlerini aynı yaş grubundaki sağlıklı kişilerin ortalamasıyla karşılaştırır. Yeşil renkler genellikle normal sınırlarda, sarı renkler sınırda, kırmızı renkler ise normalin dışında (daha ince veya daha kalın) olduğunu gösterir. Bu sayılar, hastalığın şiddetini ve zaman içindeki değişimini objektif olarak takip etmeye yarar.

OCT teknolojisi 1991’de icat edildiğinden beri inanılmaz bir gelişme gösterdi. İlk cihazlar (TD-OCT) daha yavaş ve daha düşük çözünürlüklüydü. 2000’lerin ortalarında çıkan SD-OCT cihazları hızı ve çözünürlüğü katlayarak teknolojide devrim yarattı. Sonrasında geliştirilen SS-OCT cihazları hızı daha da artırdı ve daha derine inme yeteneği kazandırdı. Bu ilerlemeler sayesinde 3 boyutlu görüntüleme ve damarları boyasız gösteren OCT Anjiyografi (OCTA) gibi yeni uygulamalar mümkün oldu.

İLK ADIMI BİRLİKTE PLANLAYALIM

Sorularınız varsa,
konuşmaya başlayalım.

Muayene ve randevu planlaması için size uygun kanaldan bize ulaşın.

VİDEOLARLA GÖZ SAĞLIĞI

Hekiminizden dinleyin.

Göz sağlığı, muayene süreçleri ve sık sorulan konular hakkında videolar.

Tüm videolar
Lazer göz

Göz lazer yöntemleri nasıl değerlendirilir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Göz yüzeyi

Göz kuruluğu hakkında doğru bilinen yanlışlar

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Görme kusurları

Miyopi ve uzağı görememe nasıl değerlendirilir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Göz sağlığı

Göz tembelliği neden değerlendirilmelidir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Retina

Gözde uçuşan cisimler ne zaman incelenir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Lens seçenekleri

Göz içi mercek uygunluğu nasıl belirlenir?

Doç. Dr. Berkay Akmaz
Göz kapağı

Göz kapağı çevresindeki şikayetler nasıl ele alınır?

Doç. Dr. Berkay Akmaz